Yük - Tesir-i Can Bir Garip Aşk Öyküsü

Yük adlı yakarışım sizlerle. Şiddetle okumanızı öneririm.Yazarken kendim bile bu kadarını beklemiyordum. Eleştiri ve yorumlarınızı beklerim .Saygılarımla...

Yük - Tesir-i Can  Bir Garip Aşk Öyküsü

YÜK

Bir iki kıta şiir yazıp seni anacaktım.
Olmadı , olmuyor sığmıyorsun.
Sığdıramıyorum seni yere göğe.
Hafife aldım gidişini sanırım, bundandır başıma gelenler.
Aldandığın baharın yalancılığı ile kalakaldım....

İyiyim ben merak etme.
Bıraktıklarını büyütüyorum ; yetim çocuğumuzun hayalini bile.
Bahçemizde koşacak çocuklarımızın güzel günlerin hayaliyleyim.
Bilirsin seni deli dolu severdim.
Dudaklarından bir kuru 'bende seni seviyo..' cümlesi almak uğruna.
Olmuyor işte.
Öylesine bittim ki ben...

Sonradan farkına vardım; bana benden bir şey bırakmadığının.
Gidişinle bıraktığın enkazdan güç bela sıyrıldım.
Yara bere içindeyim ama olsun.
Bana uzanan her yardım elini senin ellerin sanıyorum.
Anlamadın mı hala çıkmıyorsun aklımdan.

Artık kitap okumuyorum.
Seni düşünmekten fırsat bulsam , yine seni düşünüyorum.
Gün 24 saat sen.
Rüya,gerçek eş dosta , ana , baba umut , baktığım herşey.
Hayat her yönüyle seni bana hatırlatıyor.

Cümleye sen diye başlıyorum.
Kelimelerin arasına ismini yazıyorum.
Senin etrafında dönüyor dünya.
Sana yüzünü dönüyor ay çiçekleri.
Akarsular sana doğru akıyor, çiçekler senin gelişinle açıyor.
Her yeni cümle , her yeni gün seninle başlıyor.
Gün sensin güneş sen.

Çayımla beraber hayalini yudumluyorum.
Yemeğime senden bir şeyler katıyorum.
Sofraya oturmadan önce sana da bir tabak bırakıyorum masamın baş köseşine hala.
Sağım solum, evim , odam yerim yurdum...
Her ne varsa bildiğim , sen varsın içinde.
Ve her ne varsa hayatımda senden yoksun şimdilerde.

Sinemaya giderken halen çift kişilik bilet alıyorum.
Gün içinde yaşadığım olayları bile akşam olunca dizlerinin dibinde oturup hala sana anlatıyorum.
Geçenlerde bir kaç komşu deli diye ithamda bulundu.
Alınmadım , haklılar tabi.
Seni sevmek için ayık olmamak lazım,anlamak seni .

Her yiğidin harcı değil seni sevmek.
Her ana sen gibi bir evlat doğuramaz.
Kavgan büyük , kavgan yüce.
Asil bir felsefedir seni sevmek, seni düşlemek.
Ve asıl ben bilirim deliliği , delilik benim başlı başına.
Tabakamdan tütün çıkarır sararım
Islanınca dudaklarım yine sen gelirsin aklıma, öpmelerim gelir aklıma.

Bilirim çabalarımın boşa olduğunu.
Ama yine de yemeğimi iki kişilik yapar
Cebimde hala iki anahtarını taşırım evimizin.
Ve elbiselerimi yıkarken bile hala sana seslenirim
Kirlilerin varsa ayır, elbiseleri yıkayacağım hayatım.
Kendi iç savaşlarımla uğraşır kendi kendime mağlup olurum.
Yine kendi kendime beyaz bayrak çekerim.
Ama yine aksatmam seni sevmek ibadetini.

Geçtiğimiz o kaldırımlardan geçerken 
Sana da yer ayırıyorum eski günlerdeki gibi.
Ellerim cebimde başım hafiften önüme eğik öylece yürüyorum.
Hayalini uğurluyor , hayalinle beraber evimize dönüyorum.
Kapımın eğişinden sığmıyorum.
Penceremden içeri güneş dolsun diye her açtığımda sen geliyorsun aklıma.
Sen severdin balkonda oturmayı, meltem rüzgarlarını ne severdin sen....
Dar geliyorum bana ben , kendi içimde kayboluyorum.

Kahvaltıya seni uyandırıyorum yine her sabah.
Mahmurluğun geliyor aklıma , hayalini seviyorum yanına uzanıp.
Taze bir çay koyuyorum ardından 
Geçiyorum karşına 
Geçiyorum geçiyorum da fazla sürmüyor.
Bir iki kelam ya var ya yok, damlalar akmaya başlıyor kirpiklerimden.
Kalkıp balkona geçiyorum seni masada yalnız bırakıp
Seni beni yalnız bıraktığın gibi.

Sakallarımı hala senin sevdiğin gibi kesiyorum.
Hala o sevdiğin kokudan kullanıyorum.
Hazırlanıp dışarı çıkıyorum  seninle beraber.
Sahile çıkıyor yolumuz  soğuk, esiyor.
Hala montumu çıkarıp hayalini örtüyorum, üşürsün sen.


Dedim ya işte gidişin hiç bitmedi bende .
Eşten dosttan selam getiriyorum sana halen.
Bakkal Selami abiden, Münevver abladan, kuşlardan selam getiriyorum sana.
Ama artık iki kişilik yaşayacak bir tadım kalmadı.
İncindim ,ağır geliyor senden kalanlar.
Vakti geldi sevgilim
Seni burada son yolculuğuna ağırlıyorum.
Heybemde ne bana ne de bize yetecek kadar kalmadı benden.
Dilerim hayalinle bıraktığının insanın hayaline muhtaç kalırsın.
Bahçende dört mevsim bahar ola.
Selametle....

Tesir-i Can