Birîndar (yaralı)

Devran sevdası için başkasını sevmek zorunda kalır. Çünkü her aşkın bir yolu vardır Devranın yolu ise aşka aykırı olan yoldur. Bu yol devrana her ne kadar yara açsada tek tek yaralarını nasırlaştırır yoluna devam eder. Anlayacağınız yüzme bilmeyen devran okyanusta yüzmeye çalışıyor... Her sevda bir ölüm olmaya bilir mi?

Birîndar (yaralı)

Ne zaman bir şeyler yoluna girdi dersin,

İşte o zaman yolunda olmayan bir şeyler vardır muhakkak.

Hangi ihanet unutula bilir? 

Heleki size ihanet eden kendinizken.

Öyle çaresiz bir durumki hiç bir yara bandı saramaz o yarı,

Bazı gerçekler bile yetmiyor bazen yaraların sarılmasına.

Düşeceğinizi hissediyorsunuz ama düşmememek için bir önlem almıyorsunuz gibi?

Çaresizlik insana ne yar nede yara olur

Devran öyle bir bir sevdaya tanıklık etmiştiki bazen kendisi bile kendisine şaşırıyordu.

Çünkü elleriyle kurmuş olduğu hayatı yıkmak zorunda kalacak ve o en kazda kendi ölümüne razı olmuş ama Rojda’nın zarar görmesini konduramıyordu kendine 

Rojda’yı bu aşka kurban etmişti.

Devran Rojdaya yar olmayacaktı!

Bunu sadece devran biliyordu.

Düşünsenize kendi elleriniz ile kendinize düşman yaratıp büyütüyorsunuz.

Siz hiç düşmanınızın merhametine muhtaç kaldınız mı? 

Devran başına geleceklerini bildiği halde sevgiyi sevmeyi öğretmişti.

-Devran kendi haliyle özdeşleşen sevilip örnek alınan biriydi.

Öyle bir dert edinmişki kendisine naptın e anlata biliyordu nede sığına bilecek bir yer bula biliyordu.

Hani derler ya sevgi insanı vezirde eder rezilde 

Devran rezil olma yolunda ilerliyordu 

Rojda onun için dönüm noktası olmuştu ne bir adım illeri gide biliyordu nede bir adım geri.

Rojda olup bitenden habersiz olsada devran yaşananların tek tanığıydı

belki anlata bilseydi çare bula bulurdu.

Ama çaresi sevdasına düşman olacaktı.

Belkide açı cekeceğini bile bile nasırlaştırdı yar dediği yaraları.

Bir gün Devran Rojdaya Bakıp 

Keşke yüreğimin dili olsaydı da anlata bilseydim konuşa bilseydim seninle 

Ama Senden gitmekte kalmakta çare olmaz bana bu saatten sonra!

Rojda bu sözlerden sonra neye uğradığı şaşkın gözler ile devrana ne diyorsun dedi? 

Devran geri dönmek istesede dönülmez bir yoldaydı boş ver diyip Rojdayı geçiştirmeye çalışsada Rojda bu sözlerin peşini bırakmayacağını Devran iyi biliyordu 

Çünkü devran ona öğretmen gibiydi.

Bu hayatta her insan her zorluğa göğüs gelip çare bula bilir ama;

Yarım kalan bir insanın hiç bir çaresi yoktur.

Rojda akşam 01:30 surlarında devrana mesaj atar;

-Devroooo Uyudun mu?

+Rujoooo seni uyutmayan bir hayat beni nasıl uyuta bilir :) 

Bir birlerine isimlerinin kısaltmışları ile hitap ederlerdi. Çünkü sevgiyi besleyen tatlılaştıran samimiyet ve dürüstlüktür.

Onlar da o şekilde bir birine takılırdı.

Ama devran dürüst olmadığını sonradan anlamaya çalışıp ben ne yaptım der?

Rojda şunu söyler devrana,

-Devooo radyoda ki şarkı gibisin en güzel yerde ya bir gün bana yetişmezsen ne yaparım bilemiyorum 

Devran konunun nereye geleceğini biliyordu.

Devran ona şöyle bir mesaj ile cevap verir.

+Rujoooo en Zor olan nedir biliyor musun? 

insanı düşman kurşunu değilde!

Kendi kurşunu öldürür :) 

-Devoooo Tü ne dıbı dert ne dıbi dermon

(Devran sen ne dert nede derman oluyorsun) 

Devranın kurguladığı hayatta mutlu olacağına o kadar emin olmuşki 

İlk başlarda Rojdanın düşe bileceği halleri hiç düşünmemiş zaman gittikçe ona olacakların 5 katı rojdaya olacağını anlamış olmalıki pişmanlık ile yanıp kavruluyor.

Çünkü rojdanın hiç bir şeyden haberi yoktu ne suçu nede günahı vardı.

Sadece güvenip inanmıştı.

Rojda her sabah onu görme umudu ile uyanırken,

devran ise vicdan azabıyla uyanmak istemez.

Acı gerçek elbette kapattığı kapıyı çalacaktı çünkü kaderden kaça bilme şansı yoktu.

Devran şu mesajı atar,

+Rojda hanım ben ne ölüyüm yemin ederim nede diriyim.bıraktığın gibiyim 

Mesajlaşmanın sonu nereye varacağını biliyorum merak etme iyim ben!

-Vayyy Devooo Rujooooo Rojda hanım olmuş haberim yok.

Evinin hanımlığıda bana çok yakışacak :) 

Sanki birileri evlenme teklifimi ediyor bana :) 

Devran bu mesaj ile yıkılır yerle bir olur annesi devranın hıçkıra hıçkıra ağladığına ilk defa şahit olmuştur.

Annesi odasına girip girmemekle kararsız kalsada babası annesine hanım hayırdır der? 

Babası oğlunun ne kadar gururlu olduğunu biliyordu annesine hanım sen gitsende sana anlatmaz der,

Devranın sesi gittikçe yükselir annesinin perişanlığını gören baba,

Hafiften öksürür çünkü oğlunu iyi tanır devran birinin olduğunu fark edince yorganı çekip yarasını bastırmaya çalışır.

Rojdaya mesaj atar

+Rujooo kederim gözlerimi aştı hadi uyu sende. 

-devoo insan kaçtığına hep yakalanır en iyi sen bilir kaç gece daha benden kaça bilirsinki sana neler olduğunu elbette anlayacağım hadi iyi geceler.

Rojda hanımda bana çok yakıştı yaaa :)

 

 

Siz hiç birini sevmeye mecbur kaldınız mı?

 

Her aşk için ilahi bir kurban mı gerekiyor.

Birine kavuşmanın yolu neden hep mayınlı yollardan geçer.

Devran kurduğu hayali Rojda yaşıyordu bunu değiştirmek istesede olayların büyüyeceğini ve her iki cihanda da kavuşamayacağını biliyordu.

Devranın sevdiğine kavuşmak için rojdaya yakınlaşmak istemişti sadece.

Ne olduysa zaman bir anlık unutturmasada devran sevmek zorunda kalmış çünkü yaşananlar yaşlarından daha büyüktü.

Devran akşamki mesajlaşmadan sonra rojda ile arasına mesafe koymak ister

Mesajlarına geç cevap verir kendinden soğutmak ister.

Bunu belki başara bilecekti 

Ama biliyordu bunu başarsa bile ona faydası yoktu.

Kararsızlık onu deliye bağlamıştı

İklimler değişsede devranın yaptıkları asla değişmeyecek gide bileceği yola en büyük engeli kendisi yarattı.

Yapraklar bir bir dökülür devranın gönlünde.

Rojda onun bahanesiyken şimdi ise Devran Rojda için aşka sonsuzluk olmuştu.